Hastaneye kaldırılan gencin, ameliyat sonrası ana dili olan Flemenkçeyi konuşamadığı, sadece okulda öğrendiği İngilizceyle iletişim kurduğu belirtildi. Gencin, “ABD’de olduğunu” söyleyerek Hollanda’da bulunduğunu kabul etmemesi de dikkat çekti.

Başlangıçta sağlık personeli durumu, anestezi sonrası görülebilen “uyanış karmaşası” (deliryum) olarak değerlendirdi. Ancak saatler geçmesine rağmen ana dilini konuşamaması üzerine psikiyatri ekibi inceleme başlattı. Yapılan değerlendirmede gencin sakin, bilinçli ve sorulara uygun yanıtlar verdiği, ancak tüm yanıtların İngilizce olduğu gözlemlendi. Zamanla kısa ve sınırlı şekilde Flemenkçe konuşmaya çalışsa da bunu sürdüremedi.

Yapılan incelemeler sonucunda gence, oldukça nadir görülen “Yabancı Dil Sendromu” (Foreign Language Syndrome) tanısı konuldu. Bu sendromda kişinin geçici olarak ana dilini kaybedip, daha önce öğrendiği ikinci dili istemsiz şekilde kullandığı belirtiliyor. Nörolojik muayenede herhangi bir anormalliğe rastlanmadı.

Ameliyattan yaklaşık 18 saat sonra genç, Flemenkçe’yi anlamaya başladı ancak konuşma yetisini geri kazanamadı. Ertesi gün arkadaşlarının ziyareti sırasında ise ana dilini hem anlama hem de konuşma yetisi aniden normale döndü. Genç, üç gün sonra taburcu edildi.

Uzmanlar, Yabancı Dil Sendromu’nun tıpta son derece nadir görüldüğünü ve dünya genelinde yalnızca yaklaşık dokuz benzer vakanın kayda geçtiğini belirtiyor. Sendromun kesin nedeni bilinmezken, anestezinin bilişsel etkileri ve uyanma sürecindeki nörolojik karmaşanın bu duruma yol açabileceği değerlendiriliyor.