Bulgaristan, perşembe günü itibarıyla Euro Bölgesi’nin 21’inci üyesi olarak tarihi bir adım attı. Sofya yönetiminin bu kararı, ülkede halkın yaklaşık yarısının karşı çıkmasına rağmen siyasi iradeyle hayata geçirildi. Böylece 27 üyeli Avrupa Birliği (AB) içinde ortak para birimini kullanmayan ülke sayısı bir hayli azaldı. Ancak Eurobarometer verileri ve üye ülkelerdeki siyasi dengeler, Euro Bölgesi’nin yakın gelecekte yeni bir genişleme yaşamasının oldukça zor olduğunu gösteriyor.

MACARİSTAN

Euroya geçiş konusunda en ilginç tablo Macaristan’da yaşanıyor. Halkın yüzde 72’si Euro kullanımını destekleyerek bölge dışındaki ülkeler arasında en yüksek desteği veriyor. Ancak Başbakan Viktor Orban’ın "euroskeptik" (Avrupa şüpheci) duruşu süreci kilitliyor. Forint birimini anayasal güvence altına alan Orban, geçiş için parlamentoda nitelikli çoğunluk şartını zorunlu kılıyor. Muhalefet lideri Peter Magyar ise 2026 seçimlerini kazanmaları halinde ülkeyi Euro yoluna sokacaklarını vaat ediyor.

POLONYA VE ÇEKYA

Euro Bölgesi dışındaki en büyük ekonomi olan Polonya’da hükümet ve muhalefet Euro konusunda mesafeli. Maliye Bakanı Andrzej Domanski, ülkenin kendi para birimine sahip olmaktan memnun olduğunu belirtirken, ana muhalefet lideri Jaroslaw Kaczynski Euro taraftarlarını sert bir dille eleştiriyor.

Çekya’da ise durum daha radikal; halkın sadece yüzde 30’u Euro’yu destekliyor. Düşük kamu borcuna sahip olan Çek yönetimi, Euro Bölgesi’ne girerek borçlu ülkelerin mali yükünü sırtlanmaktan endişe ediyor.

ROMANYA

Romanya’da Euro desteği yüzde 59 seviyesinde olsa da, ülkenin AB içindeki en yüksek bütçe açığına sahip olması mali istikrarı engelliyor. Yüksek enflasyon ve 2028 seçimleri öncesi yükselen aşırı sağ, Euro tartışmasını rafa kaldırmış durumda.

İsveç cephesinde ise 2003 yılında yapılan ve "Hayır" sonucu çıkan referandumun etkisi hâlâ sürüyor. Kamuoyu desteği yüzde 39’a çıksa da, parlamentodaki güçlü sağ gruplar Euro’ya geçişi teorik bir tartışmadan öteye taşımıyor.

DANİMARKA

Danimarka, AB içerisinde tüm kriterleri karşılasa dahi Euro’ya geçmeme hakkına (opt-out) sahip tek ülke konumunda. 1973’ten bu yana AB üyesi olan ülkede Euro desteğinin yüzde 33’te kalması, Kopenhag’ın yakın gelecekte ortak para birimine geçmeyeceğinin en somut göstergesi.